DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, sermaye piyasalarında yaşanan fon soruşturmasına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Yaşananların “fon krizi” olarak nitelendirilmemesi gerektiğini savunan Babacan, süreci “fon dolandırıcılığı” olarak tanımladı.

Semih Sakallı’nın YouTube programına konuk olan Babacan, yaşanan gelişmelerin yalnızca doğrudan fonlara yatırım yapan kişileri değil, borsadaki yatırımcıları ve diğer fonlara para yatıran kişileri de etkilediğini söyledi. Güvenin hızlı biçimde yeniden oluşturulmaması halinde ekonomik durgunluk riskinin ortaya çıkabileceğini savunan Babacan, yönetimin şeffaf hareket etmesi gerektiğini belirtti.

“İLK 15 GÜNÜN KARNESİ ZAYIF”

Babacan, hükümetin süreci yönetme biçimine ilişkin değerlendirmesinde, ilk 15 günlük performansın yetersiz olduğunu savundu. Babacan, kendisine “İlk 15 gün itibarıyla umudunuz var mı?” sorusunun yöneltilmesi üzerine, yönetimin karnesini “10 üzerinden belki 3-4” olarak değerlendirdi.

Çözüm önerilerinin hazır olduğunu belirten Babacan, daha önce de destek vermeye hazır olduklarını ifade etti. Babacan, “Eğer elemanınız yoksa eleman bulalım verelim size” dediğini belirterek, bugüne kadar kendilerinden herhangi bir ekip ya da çözüm önerisi talebinde bulunulmadığını söyledi.

“BUNUN ADI FON DOLANDIRICILIĞI”

Babacan, yaşananların “fon krizi” olarak adlandırılmasına da karşı çıktı. Sermaye Piyasası Kanunu’na atıfta bulunan Babacan, kanunda bunun “piyasa dolandırıcılığı” olarak tanımlandığını söyledi.

Fonların değer kaybetmesinin kendiliğinden ortaya çıkan bir kriz gibi değerlendirilmemesi gerektiğini savunan Babacan, bazı kişilerin yatırımcıları dolandırdığını öne sürdü.

Babacan ayrıca, piyasalarda güvenin yeniden oluşturulması için hızlı, açık ve şeffaf adımlar atılması gerektiğini vurguladı. Tedbirlerin gecikmesi halinde yaşanan kayıpların ekonomik faaliyetler üzerinde de etkili olabileceğini savundu.

“İKİ HAFTADIR ELİNİZ ARMUT MU TOPLUYOR?”

Soruşturma ve alınan tedbirlerin hızını da eleştiren Babacan, yaşananların üzerinden iki hafta geçmesine rağmen sürecin yeterince hızlı yürütülmediğini savundu.

Yangın örneği üzerinden değerlendirme yapan Babacan, öncelikle mağduriyetin ve zararın kaynağının ortaya çıkarılması gerektiğini belirtti. Soruşturmanın kapsamının ve sorumluların hızlı biçimde belirlenmesinin önemine dikkat çekti.

Babacan, başlangıçta sürecin nasıl çözülebileceğine ilişkin öneriler sunduğunu ancak zaman geçtikçe piyasanın ve yatırımcıların sabrının azaldığını ifade etti. Güvenin yeniden sağlanabilmesi için acil ve düzgün adımlar atılması gerektiğini söyledi.

IBAN UYGULAMASINA ELEŞTİRİ

Babacan, soruşturma kapsamında haksız kazanç sağladığı belirtilen kişilerin geri ödeme yapabilmesi amacıyla gündeme gelen IBAN uygulamasını da eleştirdi.

Uygulamayı kuyumcudan altın çalınması üzerinden örneklendiren Babacan, elde edilen kazancın geri verilmesinin tek başına yeterli olmayacağını savundu. Hırsızlık eyleminin ayrıca yaptırımı olması gerektiğini belirtti.

Yaşanan gelişmeler nedeniyle üzüntü duyduğunu ifade eden Babacan, Türkiye’nin bu tabloyu hak etmediğini söyledi.

Mersin’de belediye başkanlarının ifadeleri henüz alınmadı: Baro Başkanı Özdemir’den açıklama...
Mersin’de belediye başkanlarının ifadeleri henüz alınmadı: Baro Başkanı Özdemir’den açıklama...
İçeriği Görüntüle

“AK PARTİ İÇİNDE İYİ NİYETLİ İNSANLAR VAR”

Babacan, iktidar partisinin içerisinde yaşanan gelişmelerden rahatsız olan kişilerin de bulunduğunu savundu. Bu nedenle parti içerisinde bir “arınma” sürecine ihtiyaç olduğunu ifade eden Babacan, iktidarın isterse bunu bir fırsata dönüştürebileceğini söyledi.

Babacan, iktidar içerisindeki herkesin aynı şekilde değerlendirilmemesi gerektiğini belirterek, parti içinde yaşananlardan rahatsız olan ve daha iyi bir yönetim isteyen çok sayıda kişinin bulunduğunu savundu.

Arınma sürecinin gerçekleştirilebilmesi için siyasi iradenin en üst düzeyde ortaya konulması gerektiğini belirten Babacan, “Bu arındırma operasyonu rahatlıkla yapılır ama bunun için de en tepeden bir irade lazım. En tepeden kuvvetli bir irade lazım” ifadelerini kullandı.

Babacan, yaşanan sürecin Türkiye açısından bir dönüm noktası olup olmayacağının, güvenin yeniden oluşturulması için bir fırsat olarak kullanılıp kullanılmayacağına bağlı olduğunu söyledi. Sürecin nasıl yönetileceğini izleyeceğini belirtti.